Şeyma Demir
Ana SayfaKütüphaneHakkında
Yazar Girişi

İletişim

Şeyma Demir

Yzr.seymademir@hotmail.com

Bültene Katılın

Yeni bölümler ve kitaplar eklendiğinde ilk sen haberdar ol.

© 2026 Şeyma Demir | Tüm hakları saklıdır.
← Kütüphaneye DönRomantizm
Sana Teslim Oluyorum

Sana Teslim Oluyorum

Sayfa 1 / 305

Komutan

3 Yıl önce...

Üç arkadaş, omuzlarında ki iki fırfırı gururla taşıyarak, İzmir'in sokaklarında birbirlerine caka satarak, ellerini ceplerine iliştirip, güzel kızlara göz atarak ilerledi. Suratlarında ki anlamsız ama sahici gülümseme, gençliklerini haykırıyordu. Üçü de yakışıklıydı. Üçü de heyecanlı ve delikanlıydı. Gelecekte ne tür savaşlara gireceklerinden, ne tür acılar göreceklerinden bihaber gibiydiler. Ama göreceklerini biliyorlardı.

Harp Okulu son sınıf öğrencisiydi hepsi. Bu sene mezun olup, o zorlu hayata adım atacaklarını biliyorlardı. Ama korkuları sanki bedenlerinden alınmıştı. Bu vatan için savaşmaya, insanları korumaya ant içtikleri ilk senelerinden itibaren, ruhen buna hazırdılar.

İçlerinden en hayat dolusu seslendi. "Tugay, şu kızlar bize bakıyor.""

Tugay soğukkanlılıkla gözlerini bahsettiği kızlara çevirdi. "Bizden çok üniformalara bakıyor gibiler."

Çetin, "Hakkımızı yeme," dedi. "Bizim de elimiz yüzümüz düzgün."

Tugay arkadaşlarına göz ucuyla baktı. Oldukça yakışıklı çocuklardı. Özellikle Çetin. Onun yanında Tugay oldukça sade kalıyordu. Hatta kemikli çenesi, küçükken kırılmış burnuyla ikisinde daha kaba ve korkunç görünüyor olabilirdi. Bahsi geçen kızlar onlara selam verirken, Tugay'a çekingence selam verip kaçıştığında görüşü doğrulandı. Genelde yüzüne bakan onunla kolay iletişim kuramıyordu. Diğer arkadaşı Ramazan'a göre, gözleri de buna etkendi. Karşısındakini "Dövecekmiş" gibi bakmaktan vazgeçmesini istiyordu.

Çetin üniformasıyla sahil kenarında bir banka oturdu. İlkbahar sabahıydı. Meltem tatlı, hayat sanki daha güzel olamazmış gibi umutlu görünüyordu. Üç arkadaş, aynı baka oturdu. Boyları, fizikleri hemen hemen yakındı. Ayaklarında ki bot, açan güneşe karşı görevlerini onlara hatırlatıyordu.

"Sizce bu son böyle rahat oturuşumuz mu?" diye sordu Tugay, yüzünü göğe çevirip, bankta geriye yatarak. Avuçlarını birbirine birleştirip tatlı tatlı gerindi. Bu halini gören Albay olsaydı, ensesine sıkı bir tokat yer, dışarıda da Astsubay olmaya devam etmesini söylerdi.

"Belki... İlk senemizde hepimiz doğuya düşeceğiz muhtemelen."

Sayfa 1 / 305

Yorumlar (4)

★★★★★3.8/ 5
E
Eslem
★★★★★9 Temmuz 2026

Bu kitap hemen basılmalı basılacak mı

A
Ayaz
★★★★★5 Temmuz 2026

Muhtesem ödetesi bir ask bu kadar guzel yazılır aile kavramı muhteşem emeğine sağlık yazarım🌸

S
Skaya
★★★★★2 Temmuz 2026

Güzel bir kitaptı severek okudum. Yıllar önce Yusuf ve Erva hikayesine tanık olmuştum onların da yıllar sonraki hallerini biraz okumak iyi geldi. Merakla diğer hikayeleri bekliyorum

S
skaya
★★★★★1 Temmuz 2026

Tugayın ki de pişkinlik artık. O kızı nasıl getirir incinin yanına ya komedi

Yorum Yap

Yorumlar yayınlanmadan önce onaydan geçer.